Bir
süredir siteye yazamadım. Aslında geçtiğimiz haftalarda onbir ayın sultanı Ramazan
geldi hoşgeldi yazısı yazmayı istemiştim. Ama ben yazana kadar Ramazan’ı yarılamış
olduk, 15 günü bitti bile. Küçüklüğümden beri çok severim bir başkadır
Ramazan’ın keyfi.. Her ne kadar bu sene hamiş olduğumdan kimse bana gelmek istemese
de kalabalık aile sofraları, insanın gözünü doyuran bol bereketli iftar
menüleri, güllaç, sıcacık ramazan pidesi, Hacivat-Karagöz, uyanamadığınızı
düşünüp kapınızı çalan komşular, sabır, hoşgörü daha birçok anlam taşıyor
içinde.
Birde sahurun habercisi
davulcular var değilmi? Bu sene farklı değiller mi sizcede? Tüm sempatime
rağmen sinir olmuyor değilim hani, eskiden davulu çalıp giderlerdi, bazı günler
maniler söyleyip bahşiş toplamaya gelirlerdi ama gece vakti değil di. Bu sene kocaman seslerle uzun uzun maniler çok
rahatsız edici. “Abilerim ablalarım kalktınız mı? Lambaları yaktınız mııııı?” Belediyeler
eğitim vermiş diyorlar, versinde gecenin bir yarısı da bu kadar rahatsızlık
vermeseler çok daha iyi olurdu. Ramazan hoşgörü, sabır ayıydı değilmi ;)..
Bu
yıl Ramazan; fabrika 2 hafta tadilata girdiğinden 2 haftalık uzun bir tatil
anlamına da geliyor benim için. Yani bugünden sonra benim için tatil zamanı.. Buz
gibi karpuz ve mis kokulu kavun eşliğinde, yaz ve tatil iyiki geldin ne
güzelsin.. Tatil geldi acaba nereye
gitmeli? Yo yooo hayır bendeniz bu yıl hiçbiryere gitmeyi düşünmüyorum; yazlıkta
bol dinlenmeli, tembel bir tatil hayalim var benim.
Zira
hamilelik nedeniyle sadece karnım değil, ayaklarımda sürekli şişiyor ve
büyüyor. 36 numara ayaklarıma korkarım 38 numara ayakkabı bile zor olacak. Son
günlerde hem tombik bir karnım, hemde ayaklarım ve ellerim var. Çalışan
hanımlarda sık rastlanan bir durummuş ama doktor kontrolümüzde detaylı
soracağım. Sürekli oturuyorum çalışırken. Hani derler ya her hamilelik her
doğumun başka hikayesi vardır, hepsi birbirinden farklıdır diye. Gerçekten doğruymuş.
Oğlumdaki hamilelikten çok farklı bu hamileliğim. O zaman böyle problemler
değil farklı problemler yaşamıştım üstelik onda da aynı işyerindeydim ve aynı
işi yapıyordum. Yine de buna şükür diyorum, daha önemli sorunlar yaşamadıktan
sonra her anne adayının katlanabileceği sıkıntılar bunlar.
Hamileliğimde
24. Haftaya giriyoruz. 16.Temmuz’daki doktor kontrolümüzde detaylı ultrasona
girdik. Pek hevesli olmasa da abimizi de götürdük. Merakını gizlemeye
çalışarak, gayet umursamaz bir tavırla baktı ekrana.. Bu ne böyle, burası
neresi, saçı da yok bunun gibi yorumlar yaptı sürekli. Bir sonraki muayenemiz
bayram sonrasına alındı. O zamana kadar tetanoz aşımızın ikincisi ve şeker
testimiz var. İlk hamileliğimde şeker problemi yaşamıştım, bu hamileliğimde bununda
farklılık göstermesini diliyorum.
Oğluşumda
yaz tatiline devam ediyor. Her gün tatilin kaç günü kaldı anne diye soruyor,
hiç bitmesin istiyor. Sabahları babası ile işe gitmek için evden ayrılırken
sabahın serinliğide üzerine eklenince daha da tatlılaşan uykusunda bırakıyoruz
onu.. Saçlarını okşuyorum, terlemiş alnını öpüyorum içime çekiyorum kokusunu,
hiç gitmesin burnumdan kokusu bütün gün doping olsun bana işyerinde diye..
Bazende tam biz kapıdan çıkarken uyanıyor koşup kapıya geliyor, uyku mahmuru
haliyle.. annecim öpeyim diyor. Ozamanda bütün gün gözümün önünde kapı önündeki
o sahne..
Şimdilik
bizden bu kadar herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum.
Sevgiyle
kalın..
3.8.2012